GENEL DUYURU

**HOŞGELDİNİZ** BUGÜN SİZLERLE  YAZAR ... İLE YAPTIĞIMIZ RÖPORTAJ İLE KARŞINIZDAYIZ. . *** *** *** NOT: RÖPORTAJ YAPTIRMAK İSTEYENLER MAİL ADRESİMİZDEN İLETİŞİME GEÇEBİLİRLER. *** TAKİPTE KALIN...

KİTABA DAİR YAYIN AKIŞI

**HOŞGELDİNİZ** Kültür ,sanat ve edebiyat konularını içerisine alan geniş çaplı bir vizyon kanalı olan cahit TV sen iyi bir insansın ve her bilginin en sağlıklısına layıksın diyerek ten faydalı bilgiler vererek size yararlı olmaya çalışacak. . *** *** *** *** KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...

25 Haziran 2026 Perşembe

Was ve Were kullanımı

İngilizcede geçmiş zamandan bahsederken, geçmişteki durumları, isimleri, sıfatları veya nerede olduğumuzu anlatmak için Was ve Were kelimelerini kullanırız.

Aslında was ve were, şimdiki zamanda kullandığımız am / is / are (be fiili) yapısının geçmiş zaman (Simple Past Tense) versiyonudur. Türkçeye genellikle "-di / -ydi / -ydim" eki olarak yansır (mutluydum, evdeydik, çocuktu gibi).

Bu konuda bilmen gereken en önemli şey; was/were kullanılan cümlelerde gitmek, gelmek, okumak gibi hareket bildiren gerçek bir fiil (eylem) olmaz. Sadece bir durumu anlatırız.

1. Altın Kural: Özneye Göre Seçim (Kim, Ne Alır?)

Hangi özneyle hangisini seçeceğimiz tamamen teklik ve çoğulluk kuralına dayanır:

  • Tekil Özneler (I, He, She, It): WAS / WASN'T kullanır.

  • Çoğul Özneler (You, We, They): WERE / WEREN'T kullanır.

💡 Küçük İpucu: "You" (Sen / Siz) İngilizcede her zaman çoğul muamelesi gördüğü için o da were grubundadır.

2. Cümle Yapıları (Olumlu, Olumsuz, Soru)

Sistem çok basittir. Gelin üç cümle yapısını da örneklerle inceleyelim:

A) Olumlu Cümleler

Geçmişteki bir sıfatı (mutlu, yorgun), bir ismi (öğrenci, yazar) veya bir mekanı (evde, okulda) anlatırız.

$$\text{Özne} + \textbf{was / were} + \text{Sıfat / İsim / Yer}$$
  • I was very tired yesterday. (Dün çok yorgundum.)

  • He was a student ten years ago. (On yıl önce bir öğrenciydi.)

  • We were at home last night. (Dün gece evdeydik.)

B) Olumsuz Cümleler (Wasn't / Weren't)

Geçmişte öyle olmadığımızı belirtirken kelimelerin yanına not ekleriz. Kısaltılmış halleri çok daha yaygındır: was not -> wasn't, were not -> weren't.

  • She wasn't at school on Monday. (Pazartesi günü okulda değildi.)

  • They weren't ready for the exam. (Sınav için hazır değillerdi.)

  • I wasn't hungry, so I didn't eat anything. (Aç değildim, o yüzden hiçbir şey yemedim.)

C) Soru Cümleleri (Was ... ? / Were ... ?)

Geçmişe dair bir durumu sorarken Was ve Were kelimelerini cümlenin en başına (öznenin soluna) taşırız.

  • Were you at work yesterday? (Dün işte miydin?)

  • Was the movie good? (Film güzel miydi?)

  • Where were they last weekend? (Geçen hafta sonu neredeydiler?)

📅 Geçmiş Zamanın En Popüler Zaman İpuçları

Cümlenin geçmişe ait olduğunu ele veren ve was/were ile çok sık kullanılan kelimeler şunlardır:

  • Yesterday: Dün

  • Last night / Last week / Last year: Geçen gece / Geçen hafta / Geçen yıl

  • ... ago (Two days ago, a year ago): ... önce (İki gün önce, bir yıl önce)

Big Özet Tablosu 🗺️

Özne GrubuOlumluOlumsuzSoruÖrnek CümleTürkçe Anlamı
I, He, She, Itwaswasn'tWas [Özne]...?She was a quiet child.O sakin bir çocuktu.
You, We, Theywereweren'tWere [Özne]...?We were late.Geç kalmıştık (Geçtik).

⚠️ En Çok Yapılan Tuzak Hata: İçinde gerçek bir eylem (gitmek, koşmak, almak) olan geçmiş zaman cümlelerinde was/were kullanılmaz.

  • I was go to London. (Yanlış)

  • I went to London. (Doğru - Gitmek fiilinin 2. hali kullanılır, was/were araya girmez.)

imdiki Zaman (Present Continuous Tense)

İngilizcede Şimdiki Zaman (Present Continuous Tense), tam şu anda (şu saniyede), konuşma anında yaptığımız veya şu sıralar hayatımızda geçici olarak devam eden eylemleri anlatmak için kullanılır.

Türkçedeki tam karşılığı "-yor" ekidir (geliyor, okuyorum, çalışıyorlar).

Bu zamanın formülü çok basittir ve hiç değişmeyen iki ana sütun üzerine kuruludur: Am/Is/Are ve fiilin sonuna gelen "-ing" eki.

1. Şimdiki Zamanın Altın Formülü ⚙️

Şimdiki zamanda cümle kurarken yardımcı fiili (am/is/are) ve ana fiile gelen ekleri özneye göre şöyle dağıtırız:

$$\text{Özne} + \text{am / is / are} + \text{Fiil}_{\text{(-ing)}}$$
  • Iam + Fiil(-ing)

  • He, She, Itis + Fiil(-ing)

  • You, We, Theyare + Fiil(-ing)

2. Cümle Yapıları (Olumlu, Olumsuz, Soru)

Şimdiki zamanın tüm cümle türlerini tek bir fiil üzerinden (read - okumak) yan yana inceleyelim:

A) Olumlu Cümleler

  • I am reading a book right now. (Şu anda bir kitap okuyorum.)

  • She is reading a poem. (O bir şiir okuyor.)

  • They are reading the news. (Onlar haberleri okuyorlar.)

B) Olumsuz Cümleler (Not)

Olumsuz yapmak için sadece am/is/are kelimelerinin yanına "not" ekleriz. Fiildeki -ing takısı aynen kalır.

  • I am not working today. (Bugün çalışmıyorum.)

  • He isn't (is not) sleeping. (O uyumuyor.)

  • We aren't (are not) going out. (Dışarı çıkmıyoruz.)

C) Soru Cümleleri

Soru sorarken Am, Is, Are kelimelerini cümlenin en başına (öznenin soluna) taşırız.

  • Are you listening to me? (Beni dinliyor musun?)

  • Is it raining outside? (Dışarıda yağmur mu yağıyor?)

  • What are you doing? (Ne yapıyorsun?)

3. En Sık Kullanılan Zaman İpuçları 🗓️

Bir cümlenin şimdiki zaman olduğunu ele veren en popüler kelimeler şunlardır:

  • Now / Right now: Şimdi / Tam şimdi

  • At the moment: Şu anda

  • Look!: Bak! (Bak! Kuş uçuyor derken eylemin o an yapıldığını anlarız)

  • Listen!: Dinle!

Big Özet Tablosu 🗺️

Özne GrubuYardımcı FiilÖrnek FiilTam Cümle (Olumlu)Türkçe Anlamı
IamdrinkI am drinking tea.Çay içiyorum.
He / She / ItiswriteShe is writing a story.Bir hikaye yazıyor.
You / We / TheyarespeakThey are speaking English.İngilizce konuşuyorlar.

⚠️ Çok Önemli İstisna (Geniş Zamanla Farkı): Love (sevmek), hate (nefret etmek), know (bilmek), want (istemek) ve understand (anlamak) gibi durum bildiren fiiller, eylem tam şu anda yaşansa bile asla "-ing" takısı almazlar. Örneğin şu an anlıyorum derken "I am understanding" denmez, geniş zaman gibi "I understand" denir.

Geniş Zaman (Simple Present Tense)

İngilizcede Geniş Zaman (Simple Present Tense), sadece "her zaman yaptığımız" işleri değil, hayatın genelini, değişmeyen kuralları ve rutinleri anlatmak için kullandığımız, dilin en temel ve en geniş kapsamlı zaman dilimidir.

Geniş zamanı nerelerde kullanacağımızı bilirsek, zihnimizdeki düşünceleri doğru zaman kalıbına dökmek çok kolaylaşır. İşte geniş zamanın en önemli 5 kullanım alanı:

1. Günlük Rutinler ve Alışkanlıklar (Habits & Routines)

Hayatımızda bir düzen içinde, tekrar tekrar yaptığımız tüm eylemleri, alışkanlıkları ve hobileri geniş zamanla anlatırız. (Bu cümlelerde genellikle always, usually, every day gibi sıklık zarfları bize eşlik eder.)

  • I drink coffee every morning. (Her sabah kahve içerim.)

  • She plays tennis on weekends. (O, hafta sonları tenis oynar.)

  • They don't watch TV very often. (Çok sık televizyon izlemezler.)

2. Genel Doğrular ve Bilimsel Gerçekler (General Truths & Facts)

Zamana bağlı olarak değişmeyen, herkes tarafından kabul edilen genel doğruları, coğrafi bilgileri veya bilimsel yasaları anlatırken bu zamanı kullanırız.

  • Water boils at 100°C. (Su 100 derecede kaynar.)

  • The sun rises in the east. (Güneş doğudan doğar.)

  • Cats love milk. (Kediler sütü sever.)

3. Kalıcı Durumlar ve Değişmeyen Gerçekler (Permanent States)

Kısa süreliğine değil, hayatımızın genelinde uzun süredir devam eden ve kolay kolay değişmeyen durumları (yaşadığımız yer, mesleğimiz, bildiğimiz diller vb.) belirtirken geniş zaman tercih edilir.

  • I live in İstanbul. (İstanbul'da yaşıyorum/yaşarım. - Geneli kapsar)

  • He works as an author. (O, bir yazar olarak çalışıyor/çalışır.)

  • She speaks Turkish and English. (O, Türkçe ve İngilizce konuşur.)

4. Zaman Çizelgeleri ve Tarifeler (Timetables & Schedules)

İşte en şaşırtıcı kullanım yeri! Uçak, tren, otobüs saatleri, ders programları, sinema seansları veya konserler gibi önceden planlanmış, resmi bir zaman çizelgesine bağlı olan gelecek zaman eylemlerini de geniş zamanla anlatırız. Cümle Türkçeye gelecek zaman olarak da çevrilebilir.

  • The train leaves at 9:00 PM tonight. (Tren bu akşam saat 21:00'de kalkıyor / kalkar.)

  • Our exam starts at 10:00 AM tomorrow. (Sınavımız yarın sabah 10'da başlıyor.)

  • The museum closes at 5:00 PM. (Müze saat 5'te kapanır/kapanıyor.)

5. Kitap, Film Özetleri ve Hikaye Anlatımı (Reviews & Stories)

Bir kitabın konusunu birine özetlerken, izlediğimiz bir filmi anlatırken veya fıkra/hikaye anlatımı yaparken canlılık katması için geniş zaman kullanılır.

  • In the movie, the main character travels back in time. (Filmde ana karakter zamanda geçmişe yolculuk yapıyor/eder.)

  • The book tells a story of a young poet. (Kitap, genç bir şairin hikayesini anlatır.)

Özet Kullanım Haritası 🗺️

Kullanım AlanıAnahtar Kelime MantığıÖrnek Cümle
Rutin / AlışkanlıkEvery day, Always, UsuallyI wake up early.
Bilimsel GerçekDeğişmez Doğa KanunuThe Earth rotates around the Sun.
Kalıcı DurumGenel Hayat BilgisiWe know each other.
Zaman ÇizelgesiResmi Programlar / SaatlerThe plane takes off at 3 PM.

Do ve Does

İngilizcede Do ve Does, Geniş Zaman (Simple Present Tense) cümlelerinde karşımıza çıkan iki çok önemli aktördür.

Bu iki kelime temelde iki farklı görevde kullanılır: Bazen yapmak anlamına gelen ana fiildir, bazen de soru sormamızı ve olumsuz cümle kurmamızı sağlayan yardımcı fiildir.

Mantığını tamamen çözebilmek için bu iki harika görevi ve öznelerle olan ilişkisini inceleyelim:

1. Altın Kural: Özneye Göre Seçim (Kim, Ne Alır?)

Hangi duruda hangisini seçeceğimiz tamamen özneye bağlıdır. Tıpkı olumlu cümlelerde fiillerin sonuna gelen "-s" takısı kuralında olduğu gibi, "-s" takısı seven öznelerimiz Does kelimesini tercih eder.

  • I, You, We, They (ve çoğul isimler) ➔ DO / DON'T kullanır.

  • He, She, It (ve tekil isimler) ➔ DOES / DOESNT kullanır.

2. Birinci Görev: Yardımcı Fiil Olarak (Soru ve Olumsuzlarda)

Düz, olumlu bir cümlede (eğer özellikle vurgu yapmak istemiyorsak) yardımcı fiil olarak Do/Does görünmez. Ancak ne zaman ki olumsuz bir şey söylemek istesek veya bir soru sorsak hemen sahneye çıkarlar.

A) Olumsuz Cümlelerde (Don't / Doesn't)

Eylemi yapmadığımızı söylerken özneye göre Don't (Do not) veya Doesn't (Does not) getiririz.

⚠️ Çok Önemli Kural: Eğer cümlede Doesn't varsa, olumlu cümledeki fiilin sonuna gelen o meşhur "-s" takısı tamamen düşer ve fiil yalın haline geri döner. Çünkü "Does" zaten o "-s" takısını kendi içine çekmiştir.

  • I don't like milk. (Süt sevmem.)

  • He doesn't like milk. (O süt sevmez. ➔ "likes" değil, "like" oldu)

  • We don't live in London. (Londra'da yaşamıyoruz.)

  • She doesn't speak Spanish. (O İspanyolca konuşmaz.)

B) Soru Cümlelerinde (Do ... ? / Does ... ?)

Geniş zamanda birine bir alışkanlığını veya genel bir durumu sorarken Do veya Does kelimelerini cümlenin en başına taşırız. Yine Does olan sorularda fiil tamamen ek almamış yalın haline döner.

  • Do you play football? (Futbol oynar mısın?)

  • Does he play football? (O futbol oynar mı? ➔ plays değil, play)

  • Do they speak English? (İngilizce konuşurlar mı?)

  • Does she live here? (O burada mı yaşıyor?)

3. İkinci Görev: Ana Fiil Olarak ("Yapmak")

Do ve Does, yukarıdaki yardımcı görevlerinin dışında, kendi başlarına "yapmak" anlamına gelen birer eylemdir (Örn: ödev yapmak, spor yapmak, iş yapmak).

  • I do my homework every evening. (Her akşam ödevimi yaparım.)

  • She does yoga in the morning. (O sabahları yoga yapar.)

💡 Zihin Karıştıran O Durum: Bazen bir cümlede hem yardımcı fiil olan hem de ana fiil olan yapmak kelimesini yan yana görebilirsin. Bu son derece normaldir:

  • I don't do sports. (Spor yapmam.) ➔ don't olumsuzluk eki, do ise yapmak fiilidir.

  • Does he do his homework? (O ödevini yapar mı?) ➔ Başta gelen Does soru eki, ortadaki do ise yapmak fiilidir.

Özet Kılavuz Haritası 🗺️

ÖzneOlumlu (Ana Fiil)Olumsuz YapısıSoru YapısıFiilin Durumu
I, You, We, TheyI doDon't + FiilDo + Özne + Fiil?Her zaman yalın
He, She, ItHe doesDoesn't + FiilDoes + Özne